Kasım 14, 2022

Miras Hukukunun Uygulanması ve Temel Bilgiler

Bu yazımda sizlere teorik açıdan bahsetmek istediğim konu Avustralya’da ‘inheritance’ olarak bildiğimiz ‘Miras hukuku’ olacak. Açıkçası, Avustralya’da en çok karşılaştığım hukuki problemlerin başında geldiği için miras hukukuna dair vereceğim bilgiler ile sizlere yardımcı olabileceğimi düşündüm. Aile hukukunun temel konuları olan boşanma, mal paylaşımı, velayet gibi hususlar başta olmak üzere alacak-verecek ve uluslarası ticaretten kaynaklanan borçlar gibi konular da bulunmakta olsa da; Miras, açık ara Avustralya’daki Türk toplumunu en yoran ve en çok karşılaşılan konu diyebilirim. 

Buraya göçen ilk jenerasyon olan bireylerin genellikle yaş itibariyle burada ve ya tekrar Türkiye’ye döndüklerinde vefat etmesi durumunda Avustralya’da yetişmiş yeni neslin miras kalan ve Türkiye’de bulunan bir taşınmaz ve ya taşınır herhangi bir aktife dair nasıl bir tutum içinde bulunması gerektiği maalesef bilinemiyor. Ve hatta, buradaki alt soy Türkiye ile yıllarca irtibat kurmadığı ve oradaki miras kalan şeyler ile ilgilenmediği için, bunu fırsat bilen akrabaların ve yakınların bu kişilere yarattığı mağduriyetler büyük olabiliyor. Peki bunu önlemek için neler yapmalı? 

Öncelikle siz her ne kadar vefatın ardından derin bir acı ve üzüntü duyulsa da, diğer mirasçılar sizin kadar acı çekmiyor olabilir. Ve kendinizi bir anda bu mirastan kaynaklı hukuki bir anlaşmazlığın içinde bulabilirsiniz. Daha öncesinde hiç tanımadığınız akrabaların ortaya çıkmasından tutun da, tanıdığınız ama o güne kadar hiç o yüzlerini görüp bilmediğiniz akrabalarınız olabilir. Çünkü kişinin vefatı ile artık herkes mirastan bir an önce eline geçecekleri temin edip ona göre tasarrufta bulunmak isteyebilir. Ve hatta hiç belli etmese de bunun için sessizce bir köşede ölümü beklemiş olabilir. Bu sebeple ilk olarak mirasın yaratabileceği bir anlaşmazlık ortamının bilincinde olmak esas olmalıdır.

Resmî olarak yapılacakların başında ise, kişinin bulunduğu yerde ölüm belgesi alınmalı ve bunun Türk nüfus sistemine bildirimi sağlanmalı. Elinizdeki belgeyi Avustralya’da vefat eden bir yakınınız içinse burada bir hastaneden temin etmelisiniz. Yakınınız Türkiye’de ise buna dair 188’i arayarak, hastaneden talep ederek veya adli vakaya dayalı ölüm ihtimalinde savcıdan temin etmeniz mümkündür. Peki bu ölüm belgesi alındıktan sonra ne yapılır? Kişinin öldüğünü ve buna dair devam eden işlemlerin sırasıyla yerine getirileceğini ifade eden, artık kişinin o nüfusta bulunmadığını beyan etmek üzere Nüfus müdürlüğüne bildirilir. Bu gerek Türkiye’deki bir yakınınızın bizzat müdürlüğe belge teslim ile yapacağı beyan ile veya elektronik ortamda nüfus müdürlüğüne bildirim ile gerçekleşir.

Sonrasındaki işlem ise artık kişinin vefatından sonra hayatta kalan mirasçıların belirlenmesi olacaktır. Yakınını kaybedenlerin çok kısa sürede tanıştıkları hukuki terimlerin başında “Veraset İlamı” gelir. Yani bir başka deyiş ile “Mirasçılık Belgesi”. Veraset ilamı, vefattan sonra ölüm belgesi ve nüfus kayıt örneği ile mahkemeye başvurularak alınan bir karardır. Bu kararda vefat eden kişiye kimlerin mirasçı olacağı ve miras paylarının ne oranda olacağı belirlenir. Veraset ilamı Türkiye’de bulunan kişiler için noterlerden de alınabilmektedir, Avustralya’daki vatandaşların ise bunu Türk konsolosluklarından temin etmesi mümkündür. Ancak mirasçılık hususunda bir takım çekinceler mevcutsa; örneğin payların uzman bir bilirkişi tarafından hesabı ile mirasçıların tayinini gerçekleştirecek kadar çok mirasçı varsa ve ya nüfus kayıtlarında daha önceden kayda alınmış soybağının reddi, reddi miras, vatandaşlıktan çıkma gibi kapalı kayıt görünüyorsa, noterler ve konsolosluklar veraset ilamını vermekten çekilebilir. Bu durumda Sulh hukuk mahkemesine bu belgenin çıkartılması için başvurulması gerekir. 

ufuk aslan kQirS4dD U0 unsplash 1

Peki Miras paylaşımında vasiyetname bulunması halinde tarafın ne şekilde hareket etmesi gerekir? Yukarıda belirtmiş olduğum şekilde Avustralya’da aile hukuku kaynaklı başta boşanma davaları ile birlikte en çok karşılaşılan konunun mirasın paylaşımı hakkında uyuşmazlıklar olduğunu belirtmiştim. Sonrasında miras hukukuna ilişkin sürecin başlangıcı ile ilk yapılması gerekenler hakkında bilgi vermeye başlamıştım.

Avustralya’da yaşayan Türk toplumunun kalan miras konusu mallara uzakta bulunmasının, onların hak olarak kazanımı ve kontrolünde zorluk yarattığını ve Türkiye’de bulunan kimi kötü niyetli akrabalar ve ya yakınların bunu fırsat bilerek mağduriyetler yaratabileceğini uyarmıştım. Bunun için öncelikle mirasın yaratabileceği farklı tarzdaki uyuşmazlıklara hazır olmak ve her ne kadar üzüntü ve yasa sahip olsak da kendimizi bu tür anlaşmazlıkların ortasında bulmaya da psikolojik olarak hazır tutmak en doğru tutum olacaktır. 

Ardından ise bu konuda hukuki olarak yapılacak en doğru aşamaları sırasıyla izlemek gelecektir tabii ki. Bunu ölen kişinin resmi kayıtlara vefatını bildirecek geçerli bir ölüm belgesinin teslimi ile sizlerin mirasçılığının ilk tespiti olacak olan mirasçılık belgesi bir başka deyişle veraset ilamı almak için ilgili makama başvurmak gelir. Bu belge geçen hafta belirttiğim hususlardan almaya engel bir konunun olmadığı takdirde Avustralya’daki Türk Konsoloslukları tarafından alınabilir. 

Ancak siz mirasçılık belgesi alsanız dahi bu belgeyi geçersiz kılacak bir talep ile başka bir mirasçı ve ya sizin de ileri sürebileceğiniz bir vasiyetname bulunuyor olabilir. Vasiyetname vefat eden kişinin ölümü halinde geçerlik kazanacak bir ölüme bağlı tasarruf sözleşmesidir. Bu sözleşmenin resmi, el yazısı ve yahut sözlü olarak bile geçerli olması mümkündür. Tabii ki hepsinin kendine ait geçerlilik şartı bulunmakla birlikte bunu inceleyecek olan görevli ve yetkili Türk mahkemeleridir. Dolayısı ile eğer ki mirasın paylaşımını etkileyecek bir vasiyet olduğunu ve ya tespit edilen mirasçılara itirazı olduğunu iddia eden kişi varsa, bunun için veraset ilamının iptali davası açabilir. 

Normalde noterler ve ya mahkemeler aracılığıyla düzenlenmiş resmi vasiyetnameler vefat eden şahsın ikametinin bağlı bulunduğu nüfus müdürlüğüne önceden bildirilmiş bulunurlar. Ölümden sonra da ölüm kaydı talebi kendisine ulaşan nüfus müdürlüğü, vefat edenin bir vasiyetnamesinin mevcut olduğunu savcılığa iletmelidir. Savcılık talebi ile de mahkeme bu vasiyetnamenin açılması hakkında karar verir. Yalnız bu durum bazen göründüğü kadar kolay işlemeyebilir. Örneğin düzenlenmiş olan vasiyetname resmi kanallardan değil de, yazılı bir şekilde vefat eden tarafından ilgili makamlara başvurmadan yapılmış olabilir. Bu durumda mirastan ve ya vasiyetnameden hak iddia edecek hak sahipleri, mahkemelerin, noterin ve nüfus müdürlüklerinin haberi olmadığı bir vasiyetname bulunduğunu iddia ederek bulun açılmasını mahkemeden talep edebilirler ve bunun geçerli ve yerine getirilmesi konusunda şüphe olmayan bir vasiyetname olduğu kararı ile haklarına kavuşabilirler. 

Saygılarımla,

Av. Çetin Tuğberk Gürcan

© Her Hakkı Saklıdır - Av. Çetin Tuğberk Gürcan
menu linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram