Kasım 15, 2022

Günümüzde Türkiye'de ve Avustralya'da Hukukun Uygulanışı

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Avustralya’ya geldiğim ilk günden beri karşılaştığım çoğu davada Avustralya hukuku ile Türk hukuku arasında belli bazı benzerlikler dikkatimi çekti. Bunlar kanunun uygulanması açısından olmasa da, genel olarak hakların kazanımı, kaybı ve ispatı açısından büyük ölçüde benzerlik taşıyordu. Elbette kanun uygulaması ülke sistemine göre farklılıklar gösterecektir ki, hukuku bulunduğu yere özel ve anlamlı kılan da budur. 

Farklılıkları, benzerlikleri, genel hatları ne olursa olsun her ülkede geçerli olan ilk gerçek, Hukukun bir ilim olduğudur. Prensipleri itibariyle bunun söylenmesi çok normaldir. Nasıl ki müzikte 7 ana nota, matematikte 4 işlem varsa, hukukta da 5 temel soru vardır, ve olayların çözümü bu beş soru etrafında şekillenir. Kim, Kimden, Hangi Hukuki Sebeple, Neler Talep Edebilir, Bunları Nelerle İspat Edebilir.  Tabii ki her olayın kendine has detay ve açıklayıcı soruları olmakla birlikte çözümlenmesi gereken bir konu ve dava ilk olarak bu 5 sorunun çerçevesinde değerlendirilir. 

Hukuku bir ilim dalı olarak kabul etsek de, hukuk uygulaması bakımından adeta bir sanattır. Bu soruların soruluş biçimi, olayları değerlendirme şekli, kişiyi ve haklarını yargı mecralarda temsil etme yeteneği bakımından adeta bir sanat icra eder gibi ortaya konmaktadır. Haklar kendisini koruduğu avukatın dilekçesine yazdığı şekilde değer kazanır ve varlık bulur. Davanın başlangıcı olan hususta uygulanacak hukuk ve maddeler her avukat tarafından tespit edilebilse de, bunun kağıda aktarımı her avukat tarafından farklı farklı olacaktır. Yani amiyane tabir ile her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. 

Her ne kadar hukukun uygulanması bakımından bir sanat olduğunu ve hakkın kelimelerle dans eder gibi korunacağını, bunun da bir söz söyleme sanatı olduğunu belirtsek de, günümüzde hukuk bile büyük ölçüde dijitalleşmiştir. Korona öncesinden beri uygulamaya konan elektronik tebligatlar, dilekçeler ve kararlar ile artık hukukun da e-hukuk olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’de konusunda verilmiş bir yargı kararına anında internet sayesinde ulaşabilmekteyiz. Baroların her avukata tahsis etmiş olduğu flash disk gibi olan ve online tüm hukuki evraklarınızı ve davalarınızı takip etmeyi sağlayan bir aparat sayesinde Avustralya’dan bile davanızı açıp dilekçe göndermem mümkün hale geldi. Tabii ki işin mahkeme kısmı için Türkiye’de destek şart ancak, ilk adımların bile bu aşamada dünyanın bir ucundan yapılabilmesi pratiklik açısından çok büyük önem arz etmekte. 

Teknolojik gelişmelerin yarın öbür gün Avustralya’dan bir davaya online olarak katılıp hakime beyanlarımı iletmeme izin verip vermeyeceği bilinmez.. Ama şu bir gerçek ki her geçen gün her sektörde ve iş alanında olduğu gibi hukuk aleminde de biz avukatlara büyük kolaylık sağlıyor. Tabii bunun yanında sadece avukatlar değil, hakim, katip ve hatta müvekkillerin bile bundan büyük ölçüde fayda sağlayacağı aşikar. Yalnız bu ilk başta sözünü ettiğimiz hususu değiştirir bir hale getirmeyecektir. Hukuk her zaman bir ilim olması yanında uygulanması itibariyle bir sanata dönüşeceği tüm teknolojik gelişmelere rağmen en hasıl olan özelliğidir. 

Saygılarımla,

Av. Çetin Tuğberk Gürcan

© Her Hakkı Saklıdır - Av. Çetin Tuğberk Gürcan
menu linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram